Mustafa Karaağaçlı: Yine Bir 24 Kasım’da; “Öğretmen Öznesi Sosyal Eşitsizliklerle Dolu

Kategori : Eğitim Dünyası

1.Öndeyi

“Yine Bir 24 Kasım’da; “Öğretmen Öznesi” Sosyal Eşitsizliklerle Dolu!” konulu bu makalenin amacı; Ulusal ölçekte kronikleşen öğretmen sorunlarına kamuoyunun dikkatini çekmektir. Alan yazın verilerine ek olarak yazarın postpozitivist görüşlerine ve gözlemlerine dayalı oluşturulan yazın; (1) Öndeyi, (1) Öndeyi Gününün Doğuşu, 3) Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Öğretmenler Gününün Kronolojisi, (4) Ulusal Eğitimde Öğretmen Öznesinin Kronikleşen Sorunları, (5) Son Milli Eğitim Şurası’nda Öğretmen, (6) Sonuçlar, (7) Öneriler, (8) Vargı ve Yargı alt başlıklarında raporlaştırılmıştır.

2.Öğretmenler Gününün Doğuşu

Öğretmenler günü, öğretmenlik mesleğini yürütenleri anmak ve onurlandırmak için kutlanan özel bir gündür. Evrensel ölçekte 1994’ten beri her yıl 5 Ekim Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) 1994 yılında aldıkları ortak bir kararla 5 Ekim’i “Uluslararası Öğretmenler Günü” olarak kutlanmasını önerdiler.

3.Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Öğretmenler Gününün Kronolojisi

11 Kasım 1928 Bakanlar Kurulu   kararıyla 24 Kasım 1928’de   Millet Mektepleri Talimatnamesinin yayınlanmasıyla 24 Kasım 1928, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği” verildiği gündür.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 “Atatürk Yılı” ise O’nun “başöğretmen” oluşunun yıldönümü olarak Türkiye ölçeğinde “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaya başladı (Atatürk, 2020).

Öğretmenler Günü farklı ülkelerde farklı tarihlerde çeşitli etkinliklerle kutlanırken; Türkiye’de ise her yıl 24 Kasım günü Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor (Resmî Gazete, 1992).

4.Ulusal Eğitimde Öğretmen Öznesinin Kronikleşen Sorunları

Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Örgün Eğitim Okullarında 1 milyon 187 bin 409 öğretmen görev yapıyor. Bu sayının 1 milyon 9 bin 671’i resmî okullarda, 177 bin 738’i özel okullarda istihdam ediliyor. Bu sayılarla Ulusal eğitim Politika yapıcıları her fırsatta böbürlenirlerken, 2025 Türkiye güncelinde istenen ve beklenen iyileştirmeler yapılmadığı gibi, öğretmen sorunlarının giderek kronikleştiği gözleniyor.

Öğretmen sorunlarından en çarpıcı olanları aşağıda ana çizgilerle tanıtılmaktadır:

4.1.Yeni maarif modeli öğretmenlere uygulanabilir gelmedi-gelemiyor: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla hazırlanan yeni öğretim programları okulöncesi, 1, 5 ve 9. sınıflarda 2024-2025 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlayan modelin öğretmenler tarafından benimsenemediği gözleniyor.  Öğretmenler “etki, ihtiyaç analizi, yansızlık, nesnellik ve yürütücü paydaşlık” değişkenlerinde anılan modele eleştirilerini sürdürüyorlar. Anılan modeli MEB “yeni maarif” öznesiyle lanse ederken, Eğitim Bilimlerinin özellikle Program Geliştirme Bilgi Kolu temelli bilimsel bulgularında “metafizik kurgu” eleştirisinden arınamıyor (Karaağaçlı, 2024-1, 20-34).

4.2.Öğretmenlerin ders yüküücret dengesizliği giderilemiyor: Öğretmenleri ders saatlerinin fazlalığıyla bu fazlalığın sonucu olması gereken “ders ücreti” ödemelerinin düşüklüğü ekonomik sorun olarak kayıtlarda duruyor.  Bu konuda güncel enflasyon oranlarındaki artışların ücretlere yansıtılmaması Merkezi İktidarın Bürokratik TÜİK adresi, “tuhaf rakamlarla var olan gerçek yaşamdaki insan dışılıkları artırıyor.”

4.3.Öğretmenlerin kurumsal aidiyet gereksinimi karşılanamıyor: Öğretmenlerin mesleğe, okula, sınıfa ve ulusal eğitimin önemli ve değerli bir üyesi olması temelli aidiyet gereksinimi henüz giderilebilmiş görünmüyor. Bu konuda aidiyet Maslow’un ihtiyaçlar basamaklarında temel bir gereksinim olarak dururken; öğretmenlerin kurumsal aidiyet duygularının ve tavırlarının sosyal eşitlik temelinde artırılması gereksinimi bulunuyor.

4.4.Öğretmen yetiştirmede kuram-uygulama bütünlüğü sağlanamıyor: Öğretmen yetiştirmede bilgi, beceri ve tutum bütünlüğünün sağlanamadığı gözlenmektedir. Bu konudaki formasyon yetersizliği eğitim fakültelerinde zorunlu-seçimli kategorilerindeki ders sayılarının fazlalığından dolayı öğretmenlik meslek bilgisi programında “uygulamalı” derslere sayılarının fazlalığından.

4.5.Milli Eğitim Akademi’leri daha kuruluşunda defolarla dolu bulunuyor: MEA’lerinin (1) Derslerin kapsamındaki taklit defosu, (2) Uygulama yapılma gerekçesi, (3) Dersleri yürütecek öğretim üyesi formasyonundaki farklılıklar, (4) Eğitsel fizik-mekan defosu ve (5) Konaklama defosu kalemlerinde daha kuruluşunda defolar bulunuyor.  Somut çözümler bekleyen sorunlara eğilme yerine; Ulusal Eğitimin Politik Yetkilileri sıkça, “öğretmen yetiştirme güzellemeleri(!)” yapıyor.

4.6.Pedagojik formasyon sertifika eğitimi öğretmen yetiştirmeyi örseliyor: 2025 güncelinde hala kırıntıları devam eden Pedagojik formasyon sertifika eğitim programının paralı kayıtlar karşılığında alınan belgeler öğretmen adaylarının “öğretmen profesyonelliğini” olumsuz etkilemeye devam etmektedir.

Pedagojik formasyon sertifika eğitim programının saha uygulamalarında dar zamanlı yürütülen programın bir programın temel öğelerinden olan (1) Hedef, (2) İçerik, (3) Eğitim durumları ve (4) Değerlendirme bütünselliğinden uzak yürütülmesi ulusal eğitimin öğretmen kaynağını olumsuz etkiliyor.

4.7. Öğretmen istihdamındaki farklı uygulamalar sürüyor: Karl Marx’ın “gezegende her şey sınıfsaldır!” görüşünü bir kez daha teyitler nitelikteki; öğretmen istihdamındaki (1) kadrolu, (2) sözleşmeli ve (3) ücretli öğretmen istihdamındaki kadro farklılıkları sınıfsal ayrımlar temellinde öğretmenlerin aleyhlerine olmaktadır (Marx,2007 ve Harvey,2021).

Bu durum ise başta ekonomik olmak üzere sırasıyla psikolojik, sosyolojik ve kültürel yönlerden sosyal statü, sosyal rol ve sosyal prestij değişkenlerinde öğretmen sorunlarını artırmaktadır.

4.8.Öğretmen atamalarındaki mülakat güvensizliğinden vazgeçilmiyor: Öğretmen atamalarında KPSS sonuçları sonrasında dikkate alınan ve İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında kaldırılacağı söylenen mülakatların güvenirliklerinin düşüklüğü tartışmaları devam ediyor (Karaağaçlı, 2024-2).

4.9.Öğretmenlik kariyer basamakları sınavı sosyal eşitliği zedeliyor: Öğretmenlerin sosyo-ekonomik koşullarının iyileştirilmesi niyetli girişilen Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yazılı Sınav (ÖKBYS) sonucuna bağlanması da ve son yaşanan güncel öğretmen sorunlarındandır (Karaağaçlı, 2024-3).

Anılan sınavın sorularının incelenmesi de sınavda öngörülen alanlara ait   konular ile sorular ilişkisinde kapsam geçerliğinden ne kadar uzak olduğunun somut ipuçlarını vermektedir. Sahada görüşleri alınıp gözlenen sınava giren öğretmenler de “kendilerine yaşatılan stres, hazırlık ve mahalle-sosyal baskısının karşılığının bu b a s i t l i k t e ve i l k o k u l düzeyinde sorular olma-ması” hatta böylesine tuhaf bir sınavın hiç olma-ması yönündedir.

5.Son Milli Eğitim Şurası’nda Öğretmen

‘Eğitimde Fırsat Eşitliği’ başlığı altında 1-3 Aralık 2021’de gerçekleştirilen 20. Milli Eğitim Şurası’nın üç ana gündem maddesinden biri olan “Öğretmenlerin Mesleki Gelişiminin” ele alınması kararının Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yazılı Sınavına (ÖKBYS) endekslenmesi de öğretmenlerin mesleki-teknik gelişimlerinin test ile tost arasına sıkıştığının traji-dramatik bir yansımasıdır (www. meb.govtr. Kasım, 2021).

6.Sonuçlar

“Yine Bir 24 Kasım’da; “Öğretmen Öznesi” Sosyal Eşitsizliklerle Dolu!” konulu bu makalede elde edilen veriler ışığında beliren sonuçlar şunlardır:

  • Öğretmen, eğitim-öğretim durumlarına ve eğitimin diğer öğelerine anlam katan rol ve görev tanımına sahiptir.
  • Öğretmenlerin dört yıllık Eğitim Fakülteleri programlarını tamamlayıp mezun olmaları onları “birer öğretim uzmanı” yapmaktadır. Ayrıca bir “uzman öğretmenlik(!)” gibi garip sınavlara alınması ve buna yasal dayanak aranması sosyo-ekonomik ve psiko-bilimsel bir yaklaşım değildir.
  • Öğretmenlerin benimsemediği eğitim-öğretim programlarının ve modellerinin uygulanmasının istenmesi insan dışılık uygulamalarını artırmaktadır.
  • Öğretmenlerin ders yükü-ücret dengesizliği onların kurumsal aidiyetlerini zedelemektedir.
  • Pedagojik formasyon sertifika eğitimi süreçlerinde paralı kayıtla alınan belge sonucunu doğurması “öğretmen mesleğini” olumsuz etkilemektedir.
  • Öğretmen istihdamındaki sosyal eşitliksiz uygulamalar öğretmenlerin sosyal, ekonomik, psikolojik değişkenlerini ve motivasyonlarını düşürmektedir.
  • Öğretmen atamalarındaki mülakat güvensizliği ulusal ölçekli eğitim krizi olarak sürmektedir.
  • Öğretmenlik kariyer basamakları sınavına bağlı verilen öğretmen unvanları ve maddi farklar öğretmenler arasında farklı algı ve olgulara neden olmaktadır.
7.Öneriler

“Yine Bir 24 Kasım’da; “Öğretmen Öznesi” Sosyal Eşitsizliklerle Dolu!” konulu bu makalede ulaşılan sonuçlar ışığında geliştirilen öneriler aşağıda sıralanmaktadır.

  • Öğretmenlerin sosyo-ekonomik bağlamlı iyileştirme girişimlerin Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yazılı Sınavına (ÖKBYS) bağlamak yerine; 24 Kasım Öğretmenler gününde her öğretmene sosyal eşitlik ilkesince maaş iyileştirmeleri yapılmalıdır.
  • Ulusal bütçe planlamalarında aslan payının eğitime ayrıldığı kaynak övüncü ve böbür dili yerine; (1) öğretmenlerin, (2) eğitimin, (3) okulların ve (4) öğrencilerin okul yemeği ve sağlıklı su gibi anılan bütçeden pay almaları sağlanmalıdır.
  • Öğretmenlere 24 Kasım’larda verilecek maaş haklarıyla (ikram değil!) mesleki aidiyet ve profesyonel öğretim uzmanlığına somut katkılar sağlanmalıdır.
  • Öğretmen konusu yaşayan bir konu olarak gündemde tutulması için, 20. Milli Eğitim Şura kararlarının tavsiye niteliğinin ötesinde bilimsel, insani ve sosyal eşitlik temelinde ele alınmalıdır.
  • Öğretmenlerin benimsemediği programların ve modellerin uygulanması insan dışılık olarak değerlendirilmelidir.
  • Öğretmenlerin ders yükü-ücret dengesizliğini giderecek özel düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Pedagojik formasyon sertifika eğitimi süreçleriyle öğretmen hazırlama yaklaşımından vazgeçilmelidir.
  • Öğretmen istihdamındaki sosyal eşitliği çok yönlü örseleyen farklı uygulamalardan vazgeçilmelidir.
  • Öğretmen atamalarındaki mülakat güvensizliği krizi ivedilikle giderilmelidir.
  • Öğretmenlik kariyer basamakları sınavına bağlı verilen öğretmen unvanları ve maddi farklar ivedilikle giderilerek, “eşit işe eşit ücret” anlayışı “sosyal eşitlik” temelinde ele alınmalıdır.
8.Vargı ve Yargı

2025 Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda 24 Kasım özelinde öğretmen öznesinde Kronikleşen sorunlar varlığını sürdürmektedir. Bu nedenle; öğretmenlerin sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerinin iyileştirilmesi için gerekli girişimler ve düzenlemeler kamuoyunun, sosyal politika yapıcılarının ve ilgili demokratik kitle örgütlerinin ve paydaşların katılımıyla yapılması gerekmektedir.

Çalışmaların eş görevli, eş katılımlı, çoklu, çoğulcu, sosyal eşitlikçi ve dayanışma marifetiyle ele alınmasına, yeni özneli, liberal ve tutucu eğitim uygulamalarına Atatürk İlkeleri ve Cumhuriyetçi Demokrasi’nin hak, hukuk ve adalet temelinde direnç gösterilmesine bugün her zamankinden daha fazla gereksinim bulunmaktadır.

Kaynaklar

Atatürk, G.M.K. (2020). Cumhuriyetimizin Emanetçisi Olan Çocuklarımız İçin Nutuk. Kripto Basın Yayın.

Harvey, D. (2021). Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz. Metis Yayınları

Karaağaçlı, M. (2024-1). MEB’in Program Dediğine  Bilim Metafizik Kurgu  Diyor!. Tebeşir Bülten. Sayı:33 Haziran-Temmuz-Ağustos 2024. Ss.20-34.

Karaağaçlı, M. (2024-2). Öğretmen Atamalarında;  Sözlü  Sınavlar-Mülakatlar Güvenilir Değildir! http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 03.07.2024.

Karaağaçlı, M. (2024-3). Türkiye Eğitim Coğrafyası’nın 24 Kasım 2024 Özelinde Öğretmen Sorunları. http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 24.11.2024.

Marx, K. (2007). Das Kapital. Gece  Kitaplığı.

Resmi Gazete (1992). 19-26 Kasım 1992 —Sayı: 21417. Yönetmelik. MEB, Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği.

www.meb.govtr. Kasım, 2021. 20. Milli Eğitim Şurası. 01-03 Aralık 2021.

Etiksel Gerekçe

“Yine Bir 24 Kasım’da; “Öğretmen Öznesi” Sosyal Eşitsizliklerle Dolu!” bu makalede; hazırlık, plan, yazım, alıntı ve raporlaştırma süreçlerinde araştırma yöntem bilim ilkelerine göre; atıf ve alıntı kurallarına uyulmuş, alan yazın verilerinde bir intihal ve manipülasyon yapılmamıştır.

Etiksel İlke

Burada yer verilen görüşlerden yapılan alıntılarda kaynak gösterilmesi etiksel olarak uygun olacaktır.

             

[i] Dr., e-posta   : mkara@gazi.edu.tr ,                

Paylaş:
Etiketler : dersler dergisi, Maarif Modeli, Maslow, Mustafa Karaağaçlı, öğretmen atamaları, öğretmen istihdamı, Öğretmenler Günü, Öğretmenlikte Kariyer Basamakları, Öğrtemen Sorunları, Yine Bir 24 Kasım'da; "Öğretmen Öznesi Sosyal Eşitsizliklerle Dolu

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
You need to agree with the terms to proceed

Sosyal Laboratuvar Olarak Okul – Öğretmenler Odası / Das Lehrerzimmer
NadiaTamez-Robledo: Dünya Çapında 44 Milyon Öğretmen Açığı Var