Kitaplar Arasında

Kategori : Eğitimciye Kitaplar

Merhaba, masaya oturana kadar epeyce volta attım, ne yazmalı diye düşünerek. Aklımdan geçen kitapları bir bir eledim. Hangi kitabı seçeceğime dair ölçütler bulmaya çalıştım, sonra aklıma gelen seçme ölçütlerini de sildim. Okur olarak bir bağ kurabildiğimiz her kitap burada da yer alabilir diye düşündüm.

Aklıma Alexander McCall Smith’in İskoçya Sokağı 44 Numara serisini yazmak geldi. on küsur yıl önce ilk baskıları çıktığında okumuştum (Türkçede sekiz cildi yayınlandı, ama yazarımız son noktayı on dördüncü ciltte koydu.) Serinin uzunluğuna rağmen çok güzel bir okuma deneyimi sunduğunu hatırlayarak yazabileceğimi düşündüm. Kitaplar elimin altında olmadığı için, oğlumdan ilk cildi istedim. Aklımda genç bir anne ile onun altı veya sekiz yaşındaki oğlu Bertie (esas kahramanım!) kalmıştı ve onun oğlunun eğitimi içinnasıl didindiğini, çocuğun talepleriyle annenin ilkelerinin nasıl çatıştığını hatırlarken yineg üldüğümü görünce, hah dedim işte pedagoji bağlantısını da kurduk!

İlk cilt gelene kadar (İsimleri yerleri doğru yazabilmek ve akıp giden maceraları hatırlamak için gerekiyor aslında!) internet aleminde yazarımızın röportajlarını, kitapları hakkındaki yazıları ve çok hareketli olan hayatını okudum. Alexander McCall Smith sanırım şu sıralarda yetmişlerini devirmiş olduğu halde her gün (2000-3000 vuruş) yazmayı sürdürüyor, kitaplarıyla ilgili toplantılara katılıyor, kitap fuarlarına, imza günlerine gidiyor ve İskoçyalı bir ebeveynden Rodezya’da doğmuş biri olarak her yıl en az bir kere Rodezya’yı ziyaret ediyor. Kendisi esasen tıp hukuku eğitimi almış bilge biri, yazdıklarını okurken edindiğimiz tatlılık ise tamamen kendisine ait olmalı, Ona kısaca Sandy diyorlar. Fotoğraflarında kareli İskoç eteğini (kiltini), ponponlu beresini giymiş olarak görünüyor, İskoç geleneklerine bağlı olduğunu hissediyoruz. Kendisi de tıp doktoru olan karısı Elizabeth, iki kızı ve iki torunuyla kocaman bir İskoç evinde mutlu bir hayat sürdüğü izlenimi veriyor. Bu kişisel maceraların bana göre en etkileyici olanı ise İskoçya’nın batısında yer alan Cairns of Coll takım adalarını satın alması oldu. Hiçbir şey yapmadan bu adaları sahip oldukları özel tabiatı koruyarak gelecek nesillere aktarmak niyetiyle bunu yaptığını söylüyor.

Yazarımızın hayat hikâyesine ekleyebileceğimiz son ayrıntı ise geçen yıl majesteleri kral(kaçıncı olduğunu unuttum) Charles’ın kendisine şövalyelik ünvanı vermesi olsun.

Bir kadın dedektiflik bürosunu anlattığı dizinin tefrika edilmesiyle ünlenen yazarımız, İskoçya Sokağı 44 Numara dizisinde, kabaca söylemek gerekirse aynı mahallede yaşayan insanlar arasındaki sıcak, gündelik ilişkileri anlatıyor. Okudukça daha iyi tanıdığımız karakterlerin sıradan maceraları ve her şeye rağmen yakın ilişkileri bizi günümüzde pek mümkün olmayan bir hayale sürüklüyor, yalnızlığımızı unutturuyor, durduk yerde bir sevince kaptırıyor. Kitaplarının bize yaptığı şey bu aslında.

Kitapların ve yazarların bize ne yaptığı sorusunu Sandy de geçen yüzyılın iz bırakan şairlerinden W.H. Auden hakkında yazdığı ve onun kendisine yaptığı rehberliği anlattığı kitabın başlığında soruyor: “What W.H. Auden Can Do For You?” Karşılaştığımız sanat yapıtlarının daha önce tanıyıp kaçırdığımız bir şeyin bizdeki kilidini açabildiğini yazar.

Gelelim Edinburg’daki İskoçya Sokağının sakinlerine. Tüm dünyada çok okunmuş olan serinin en sevilen kahramanı, yalan söylemeyen yedi yaşındaki Bertie. Annesi Irene, yoga, İtalyanca, saksafon dersleri ile oğlunun eğitim hayatını donatmak ister. Rudolf Steiner tarafından geliştirilen Waldorf eğitim yaklaşımına sahip okul arar. Bu eğitim yaklaşımı çocukların zihinsel gelişimi kadar, duygusal, sosyal, fiziksel, ahlaki gelişimlerini bütüncül bir biçimde kavramayı, eğitimi bir sanata dönüştürmeyi hedefler. Amaç çocukta derin bir öğrenme sevgisi yaratmaktır.

Bertie, annesinin “Bertie Projesi”ne hiç istekli değildir. Arkadaşlarıyla oynamayı, istasyonda trenlere uzun uzun bakmayı, ragbiyi sever. Arkadaşları Olive ve Tofu ile oyunlar oynar ve sohbet eder. Küçüklerin arkadaşlıkları, sohbetleri ve çocukça vurgu ve abartıları okuru neşelendirir.

Anne Irene, seçtiği eğitim yaklaşımının yanı sıra Melanie Klein’ın görüşlerini benimser veBertie’nin cinsiyet konusunda şartlandırılmasına engel olmaya çalışır, mesela ona çilek rengi bir tulum giydirmekte ve aynı renk boyalı bir odada uyutmakta kararlıdır. İskoçya Sokağında yaşayan portre ressamı olan Angus Lordi, köpeği Cyrill’le atölyesinde çalışır. Cyrill özel bir köpektir, insanlara göz kırpar ve ağzını açıca altın dişi görünür.

Ragbi düşkünlüğü ile Bertie’nin ilgisini çeken yakışıklı Bruce Anderson, kadınlar kadar kendine hayrandır. Ev arkadaşı olacak Pat, okuldan sonra kendine verdiği ve bir yıl uzattığı“ara yıl”ı geçirmek üzere İskoçya sokağındadır.

Büyük Lou, Matthew’s Galerisinin karşısındaki kahve dükkanının sahibidir. Sokaktaki herkesi tanır ve barın arkasından olayları gözlemler. Domenica MacDonald antropologtur, son saha araştırma gezisi Malakka’dan yeni dönmüştür. Komik bir kadındır. Her konuşmaya rahatça dalabilir ve kendine özgü yorumlarını mutlaka yapar.

Matthew Duncan, sanatla ilgisi sınırlı görünen, zengin babasının desteğini aldığı bilinen bir galeri sahibidir. Tablo satışı hakkında ilginç görüşleri vardır. Sherry içmiş olanların daha iyi alıcı olduğunu düşünür. Ara yılını geçirmek için İskoçya Sokağına taşınan Pat’le birlikte çalışır.İskoçya Sokağı serisinde ilk akla gelen karakterlerden çok daha fazlası var elbette. Serinin başında beş yaşında olan Bertie mesela gözümüzün önünde büyüyor. Tefrika edilmiş seriyigünü gününe okuyanlar için bir tür mektup okuma hissi de oluşmuş olmalı. Şehir hayatınınsıcak ilişkileri giderek zorlaştırdığı, kimsenin komşusunun veya yaşadığı sokağın sakinlerinitanımadığı, birbirinin sorunlarıyla ilgilenmediği zamanlarda yaşarken, İskoçya Sokağınınsakinleriyle tanışmak iyi hissettiriyor. Sandy de bu “köy samimiyeti” nin yeniden (kişiselözgürlük alanlarını daraltmadan) kurulmasının imkânları hakkında düşündüğünü söylüyor.

Herkese iyi okumalar dilerim.

Paylaş:

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
You need to agree with the terms to proceed

Michael Apple’ın Eğitim ve İktidar’ına Dair